İstendiği anda sosyal medyayı sansürleyen bir yönetim, isterse bu dolandırıcı ağını da bir günde kesip atar.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik ne demişti?
“Bu tür şebekeleri jiletle kazıyacağız.”
Buyurun, kazıyın.
Sizi rahatsız etmeye geldim – Ali Şeriati
İstendiği anda sosyal medyayı sansürleyen bir yönetim, isterse bu dolandırıcı ağını da bir günde kesip atar.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik ne demişti?
“Bu tür şebekeleri jiletle kazıyacağız.”
Buyurun, kazıyın.
Herhangi bir devlet kurumuna giden vatandaş, liyakatsizliğin izlerini hemen görebiliyor. İşgal ettiği makamın gereklerinden habersiz, ne iş yaptığı bile belli olmayan kişiler devletin kadrolarını doldurmuş durumda.
Birileri bana kızacak belki ama diyeceğim; kesinlikle tembel bir toplumuz. Bu özelliklerin bazılarının olumsuz sonucunu sadece birey yaşıyor olsa da kurumsal işlemlerde yapıldığında birden çok kişiyi, kurumu etkiliyor. Ehliyet yenileme işleminde de yıllarca erteleyip son güne bırakan kişiler kurumlarda izdiham yarattılar. Günün sonunda 2 milyonun üstünde kişi yine yenileyemedi.
Asgari ücretin sıradan bir konut kirasını bile karşılamadığı bir ülkede vatandaşın vergisiyle lüks hayat yaşayanların dini mobbingle vatandaşa “kanaatkâr” olmayı telkin etmesinin meali “Eve kapan ve ölümünü bekle” demenin bir başka şeklidir.
Artık sofralarımızda sadece domates, salatalık, biber yok; pestisit var, yani zehir. Tarımda “zararlılarla mücadele” adına kullanılan bu kimyasallar, sadece böcekleri değil, bizi de sessiz sessiz öldürüyor.
Orman yangınları sadece bir doğal afet değil; yıllardır sürdürülen ihmallerin, yetersiz politikaların ve toplumsal çelişkilerin yansımasıdır. Türkiye’deki orman yangınlarını anlamak, sadece alevlere değil, o alevlerin beslendiği politikalara da bakmayı gerektiriyor. Çünkü orman yangınları bu ülkede yalnızca çevresel değil; siyasi, ekonomik ve sosyal bir krizdir.