Skip to content

Gülten Kahraman

Sizi rahatsız etmeye geldim – Ali Şeriati

Menu
  • Anasayfa
  • Güncel Köşe Yazıları
  • Eski Köşe Yazıları
  • Şiirler
  • Makaleler
  • Özel Haber
Menu
tesadüf mü kurgu mu

Tesadüf mü Kurgu mu?

Posted on 24 Temmuz 201131 Ağustos 2025 by Gülten Kahraman

Bu haftaki yazım “bir tarih karşılaştırması yapacağımdan” biraz uzun olacak sanırım.

Tarihin sürekli kendini tekrarladığı bir ülkede yaşıyoruz.

Son günlerde Zeytinburnu’nda yaşanan Kürtlere yönelik – kesinlikle senaryosu önceden yazılıp, kurgusu düzenlenmiş ve oyuncuları belirlenmiş – katliama odaklı artçı saldırıların (büyük depremin habercisi) tarihin hangi sayfasını tekrarladığını düşündüm…

Gelin birlikte düşünelim dilerseniz.

Yıl 1955

“Kıbrıs Türklerine yapılan baskılar, 1955 yılında Türkiye kamuoyunun gündeminde başköşeye oturmuştur. O dönem Türkiye’de en çok satan gazete olan Hürriyet başlığında İstanbul’daki Rum azınlığın aralarında bağış toplayarak Kıbrıs Rumlarının ENOSİS çetelerine gönderdiğini yazıyordu.”

Yıl 2011

Türk kamuoyunun gündeminde Kürtler var. Yüksek tirajlı birden çok yanlı gazete sürekli Kürtleri hedef gösteren bin bir türlü provokasyon ve asparagas haberlerle (siyasilerin tahrik eden beyanatları dahil) yayın yapmaktadırlar.

Yıl 1955

“Atatürk’ün Selanik’teki evinde bir bomba patlamasıyla ilgili haber, önce 6 Eylül 1955 günü saat 13.00 haberlerinde radyoda yayımlandı. (Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba attığı iddia edilen Selanik Üniversitesi Siyasal Bilgileri öğrencisi Oktay Engin daha sonra gıyabında mahkûm edilmiş, 22 Şubat 1992 – 18 Eylül 1993 tarihleri arasında da Nevşehir Valiliğine getirilmiştir.)”

“Atamızın evi bombalandı” manşetiyle ikinci baskı yapan DP yanlısı İstanbul Ekspres gazetesinde Kıbrıs Türk’tür Derneği genel sekreteri Kâmil Önal -Mukaddesata el uzatanlara bunu çok pahalıya ödeteceğiz, ödeteceğimizi alenen söylemekte de bir mahzur görmüyoruz- diye yazmıştır.

Yıl 2011

14 Temmuz günü hala nasıl ve kimlerin gerçekleştirdiği netleşmemiş olup tartışılan bir yangında 20 kişi yakıldı ve Türkiye halkı galeyana ge(tiri)ldi !

Başbakan “Bizler atılması gereken adımlar ne ise strateji bazında, taktikler bazında bundan sonra ilgili birimlerimiz bunun adımlarını çok daha farklı şekilde atacaklardır. Dedi

Yıl 1955

“Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti’nin önayak olması ve diğer gençlik örgütleri, meslek kuruluşları, kontrgerilla ve diğer derin devlet teşkilatları, bazı resmi ve gayri resmi makamların telkin ve teşvikiyle yerel kalabalıklar ve şehre dışarıdan getirilmiş olan kitlelerce 6 Eylül akşamı Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir yağma ve yıkım eylemi gerçekleştirildi.”

Yıl 2011

18 Temmuz günü kimilerine göre e-posta yoluyla başlayan ve kimin düğmeye bastığı belli olmayan bir provokasyonla İstanbul Zeytinburnu’nda başlatılan ve Ülkücü grupların ön ayak olduğu olaylarda Kürt vatandaşların ev ve işyerlerine yapılan saldırılar ve linç girişimleri hala artarak devam ediyor. Bir takım siyasi parti sözcüleri ve köşe yazarları da saldırıyı destekleyen hatta kışkırtan söylemlerde bulunmaktadır.

Yıl 1955

“İstanbul’daki Rum azınlığın ev, işyeri ve ibadet yerlerine yönelik bu saldırılarda emniyet pasif bir tutum sergiledi. Rum vatandaşların adresleri hakkında önceden bilgi sahibi olan, 20–30 kişilik organize birliklerin kent içindeki ulaşımı özel arabalar, taksi ve kamyonların yanı sıra otobüs, vapur gibi araçlar yardımıyla sağlandı. İstanbul’un her yerinde yağmalar aynı yöntemle yapıldı. Dükkânlara saldıranlar önce vitrinleri taşlayarak kırdılar ya da demir parmaklıkları kaynak makineleri ve tel makasları yardımıyla açtılar, ardından içerideki alet ve makineleri dışarı çıkararak paramparça ettiler.”

Yıl  2011

22 Temmuz günü Zeytinburnu’nda güya olaylara engel olmak adına gelen emniyet güçlerinin başındaki amir saldırganlara, gülerek aynen şöyle sesleniyor; “Sağ olun var olun arkadaşlar. Lütfen siz evlerinize gidiniz onlara biz yeteriz!

Yıl 1955

“Zamanın gazetelerine göre asıl suçlu, Türkleri kışkırtan Rumlardır. Hâlbuki 6–7 Eylül olaylarının sadece Kıbrıs’la ilgili olarak Rumlara yapılmış bir misilleme olmadığının bir göstergesi, tahrip edilen işyerlerinin sadece yüzde 59’u Rumlara aitken, kalan yüzde 17’sinin Ermenilere, yüzde 12’sinin Yahudilere ait olması, hatta dönmelere ve Müslüman olmuş Beyaz Ruslara ait mekânların bile saldırıya uğramasıdır.”

Yıl 2011

Günümüz yanlı bazı gazetelere göre de Zeytinburnu’ndaki olayı başlatanlar Kürtlerdir. Oysa saldırıya uğrayan ev ve işyerleri parti binaları Kürtlere aittir.

1955 ve sonrası

6–7 Eylül 1955 olayları, Rumların büyük göç dalgalarıyla ülkeden ayrılmasına neden oldu. Nesiller boyu bu topraklarda yaşamış olan İstanbul’un gayrimüslim yerlileri, olaylar sonucu evlerini ve anavatanlarını terk etmek durumunda bırakılmışlardır.”

2011 sonrasında neler olur?

1) Kürtler Türklerin ve diğer azınlıkların olduğu kadar kendilerinin de olan bu vatanı asla terk etmezler!

2) Görünen odur ki, oynanan bin türlü oyun, yıldırma, işkence, faili meçhul vs. gibi tüm baskı ve zulme karşı davalarından asla vazgeçmeyecek ve direnişlerini sürdüreceklerdir.

1955 / Özet

“6–7 Eylül olaylarının olduğu sırada Seferberlik Tetkik Kurulu’nda görevli olan, Sabri Yirmibeşoğlu, gazeteci Fatih Güllapoğlu’na verdiği röportajda 6–7 Eylül olayları hakkında şu demeci vermiştir.

“6–7 Eylül de bir Özel Harp işidir! Muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı!”

İnanıyorum ki gelecek tarih, yaşadığımız son 30 yıllık sıcak ve kanlı süreci günümüz baş aktörlerinden birinin benzer bir itirafıyla yazacaktır!

Yazının başında “Tarihin hep kendini tekrarladığı bir ülkede yaşıyoruz” demiştim.

Sizce?

Görüntüleme 212

Bunu paylaş:

  • Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor...

İlgili

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

HAKKINDA

Gülten Kahraman
Gülten Kahraman

Gazetecilik, iletişim, sosyoloji , siyaset bilimi ve edebiyat alanlarında çalışmaktadır.

Devamını oku

Takip Edin

Facebook X - Twitter Youtube Instagram

İletişim

iletişim

Son Gönderiler

  • internet dolandırıcıları
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Devletin Göremediği Dolandırıcılar!

  • Devletin Kurumları Çökerken Halk Neye Tutunacak
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Devletin Kurumları Çökerken Halk Neye Tutunacak?

  • Süre yine uzatıldı
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Konu Ehliyet, Sorun Daha Fazlası

  • Eve Kapan ve Ölümü Bekle
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Eve Kapan ve Ölümü Bekle

  • Türkiye'de Pestisit Gerçeği ve Sorumlular
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Türkiye’de Pestisit Gerçeği ve Sorumlular

Çok Okunanlar

  • Boğaziçi direnişi
    AnasayfaMakaleler

    Değişen Türkiye’de Üniversite Öğrenci Eylemleri: Boğaziçi Direnişi

  • tımarhanede cinayet
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Tımarhanede cinayet

  • ekmek arası ekmek yiyen halka hayırlı olsun
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Ekmek arası ekmek yiyen halka, hayırlı olsun!

  • Tolga Şardan
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Şardan’ı tutuklamak gazetecilere gözdağı mı?

  • Mansur Yavaş evde yok
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Yavaş evde yok!

Son Yazılar

  • Devletin Göremediği Dolandırıcılar!
  • Devletin Kurumları Çökerken Halk Neye Tutunacak?
  • Konu Ehliyet, Sorun Daha Fazlası
  • Eve Kapan ve Ölümü Bekle
  • Türkiye’de Pestisit Gerçeği ve Sorumlular

Sayfalar

  • Hakkında
  • İletişim
© 2026 Gülten Kahraman | Powered by Superbs Personal Blog theme
%d