Skip to content

Gülten Kahraman

Sizi rahatsız etmeye geldim – Ali Şeriati

Menu
  • Anasayfa
  • Güncel Köşe Yazıları
  • Eski Köşe Yazıları
  • Şiirler
  • Makaleler
  • Özel Haber
Menu
Boğaziçi direnişi

Değişen Türkiye’de Üniversite Öğrenci Eylemleri: Boğaziçi Direnişi

Posted on 25 Temmuz 202510 Kasım 2025 by Gülten Kahraman

Özet

Boğaziçi Direnişi, Prof. Dr. Melih Bulu’nun 2 Ocak 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne atanmasıyla başlayan bir dizi eylemler bağlamında ele alınmaktadır. Bu direniş, hem öğrenci eylemleri açısından incelenmesi gereken önemli bir olay, hem de niteliği ve ortaya çıkardığı gelişmeler itibarı ile toplumsal bir hareket olarak değerlendirilebilir. Başladığı tarihten itibaren Türkiye ve dünya medyasının gündeminde etkin bir şekilde yer alan bu sürecin medyaya yansımaları bu çalışmanın temel konularındandır. Eylemlerin başlangıçta rektör atamasına tepki olarak çıktığı ancak iktidarın sert söylemleri, akademisyen ve öğrencilerin karşı tepkisi ve polisin müdahalesi ile gösterilere dönüşüp yayıldığı saptanmıştır.

GİRİŞ

Üniversiteler, bilimsel temellere dayalı, eleştirel bakış açısıyla bilginin üretildiği ve genç kuşakların yetiştirildiği özerk kurumlar olarak kabul edilir (Aydoğan, Birler, Bayırbağ, Şengül, & Mücen, 2020). Üniversite gençliği, edindikleri bilgi ve mevcut toplumsal rolleri bakımından diğer gençlik gruplarından farklı bir konumda bulunmakta ve sorunlara farklı tepkiler gösterebilmektedir Türkiye’de “öğrenci olayları” kavramının yaygınlaşması, Batı Avrupa’daki 1968 Mayıs’ı ile eş zamanlı olarak gerçekleşmiş, talepler üniversitelerin yönetiminde söz sahibi olma gibi konular etrafında şekillenmiştir (Şahin , 2014).

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşen öğrenci hareketleri içinde, 2021 yılında başlayan Boğaziçi Direnişinin en geniş katılımlı, en çok ses getiren ve en uzun süren öğrenci eylemi olduğu ileri sürülebilir bu çalışma, rektör atamasıyla başlayan bu hareketin altında yatan yapısal sorunları, yeni aktivizm formlarını ve medyadaki kutuplaşmış temsilini incelemektedir.

Üniversite Özerkliğinin Erozyonu ve Otoriterleşme

Türkiye’de öğrenci hareketlerinin niteliği 1968 sonrası üniversite reformu ve ideolojik eylemlere doğru evrilmiş, 1970-71 yılları sağ-sol çatışmasının had safhada yaşandığı dönemler olmuştur ancak asıl yapısal dönüşüm, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında “terör yuvaları” ilan edilen üniversiteleri iktidara bağlamak amacıyla 1981’de çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu (YÖK) ile gerçekleşmiştir.

YÖK Yasası, üniversite özerkliğinin kurumsallaşması önünde büyük bir engel oluşturmuş, özgür düşünen bireyler yerine itaat eden bireyler yaratılmak istenen bir ortamda yürürlüğe girmiştir (Yeşildere 2020). 1980 sonrası hızlanan neo-liberalleşme süreci, 1961 Anayasası ile somutlaşan sosyal devlet inşasının ve kurumsal yapılarının tasfiyesini 2000’lere kadar sürdürmüştür (Halifeoğlu, 2019).

AK Parti iktidarında, neo-liberalizmin İslamcı ideolojiyle ortaklığı görülmüş ve bu politikalar sonucunda kamu hizmetleri metalaşmıştır (Ataay, 2015). Akademik literatür, AK Parti hükümetleri döneminde geliştirilen sosyal politika rejiminin neo-liberalizmin damgasını taşıdığını ve 12 Eylül 1980 darbesinden beri var olan otoriter devlet modelinin devam ettiğini belirtmektedir (Coşar & Özdemir, 2014).

Rektör Atamalarının Siyasallaşması

1981’de rektör adaylarını belirleme yetkisi YÖK’e, atama yetkisi ise Cumhurbaşkanına verilmiştir bu sistem, 29 Ekim 2016’da OHAL KHK’sıyla köklü bir değişikliğe uğramış üniversitelerde rektör aday belirleme seçimi kaldırılmıştır (Yeni Ülke, 2021).

Prof. Dr. Melih Bulu’nun 2021’de atanması, Boğaziçi Üniversitesi’nin 1980 darbesinden bu yana kurum dışından atanan ilk rektörü olmuştur (Doğanışık, 2021). Hukukçu Fırat Kuyurtar, atanan üst kademe yöneticilerin cumhurbaşkanı ile kader birliği kurmuş olduğunu ve bu durumun, hukuk devleti ilkelerini çiğneyen, takdir yetkisinin keyfi kullanımına yol veren açık bir hukuksuzluk olduğunu savunmuştur (Kuyurtar, 2021). Ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu ise, atamanın siyasi bir hamle olduğunu ve bunun bedelinin üniversiteler için çok yüksek olacağını, Türkiye’deki bilimin geri gitmesine yol açacağını ifade etmiştir (Acemoğlu, 2021).

Dijital Aktivizm ve Boğaziçi Direnişinin Özellikleri

Boğaziçi Direnişi, eski öğrenci hareketlerinden belirgin farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıklar, hareketin yatay örgütlenme biçiminde ve çoğulcu niteliğinde yoğunlaşmaktadır.

Dijital Örgütlenme: Gelişen teknolojinin etkisiyle kitle iletişim araçlarının ve dijital platformların kullanımı artmıştır Dijital aktivizm, hedeflenmiş bir otoriteye karşı kolektif taleplerin dile getirilmesi için dijital medyayı kullanan organize bir kamusal girişim olarak nitelendirilir (Öke, 2018). Boğaziçili öğrenciler, sosyal medya platformu Twitter’da oluşturdukları “Boğaziçi Dayanışması” hesabı üzerinden boykot ve eylem çağrısı yaparak örgütlenmişlerdir. Bu, herhangi bir lidere ihtiyaç duymadan başlatılan protesto eylemleriyle, özgürlükçü ve küresel Z kuşağı üniversite gençliğinin iktidara itirazının Türkiye’deki ilk örneğini oluşturduğu sonucunu doğurmaktadır.

Kozmopolit Dayanışma: Direnişe katılan öğrenciler, farklı ideoloji, inanç, etnik yapı ve kimliklerden gelerek ortak demokratik bir dayanışma sergilemişlerdir. Can Öztürk, siyasi, etnik, dini, cinsel kimliği farklı olan binlerce öğrencinin “ortak yaşam” kurarak deneyimlediklerinin altını çizmiştir (Öztürk, 2021). Bu çoğulcu yapı, İslami kesimin bilinen isimlerinin çocuklarının dahi direnişi desteklemesiyle, İslami damar içerisinde daha muhalif bir çizginin hâkim olabileceğini göstermiştir (Özkan, 2021).

 Medyada Temsil ve Kutuplaşma

Boğaziçi Direnişi, Türkiye basınında 3362 haber, 876 köşe yazısı ve 1433 yayın ile ulusal gündemde, dünya basınında ise 416 kez haber olarak etkin bir şekilde yer almıştır. Direnişin bu kadar geniş gündeme oturmasında, öğrenci ve akademisyenlere uygulanan orantısız güç ve şiddetin çok büyük etkisi olmuştur. Medyadaki yansımalar keskin bir kutuplaşma sergilemiştir:

  • Muhalif Medya Desteği: Cumhuriyet, Milliyet, Sözcü, Birgün gibi gazeteler direnişin yanında yer almış, üniversitelerin özerkliği, rektör atamalarının seçimle yapılması ve polisin hukuksuz şiddeti gibi konuları vurgulamışlardır.
  • İktidar Yanlısı Kriminalizasyon: İktidara yakın A Haber, Sabah, Yeni Akit gibi mecralar direnişin karşısında yer almış eylemi ya görmezden gelmiş ya da iktidar lehine haberleştirerek karşıt bir kutup oluşturmuşlardır Direnişi eleştirenlerin en önemli argümanı, eylemlerin farklı illegal örgütler tarafından organize edildiği iddiası olmuştur Dış desteklerde de polisin öğrencilere uyguladığı şiddet ve yaptığı gözaltılar öne çıkarılan bir diğer husus olmuştur.

Sonuç

Boğaziçi Direnişi, 1996’dan itibaren başlayan öğrenci eylemleri içinde hem katılımcı sayısının genişliği hem de süresi açısındKategorileran en önemli örnek olarak ortaya çıkmıştır bu hareket, eski öğrenci hareketlerinin aksine, belli bir siyasi ideoloji ya da liderlik etrafında değil, tüm bileşenlerin katılımıyla yatay bir dayanışma içinde gerçekleşmiştir.

Prof. Dr. Melih Bulu’nun 195 gün sonra görevden alınması, mücadelenin amacına ulaştığı anlamına gelmese de direnişin attırdığı bir geri adım olarak nitelendirilebilir. Direniş, Türkiye’de üniversitelerin başlıca sorunlarının özerklik ve akademinin özgürlüğü meselesi olarak devam ettiğini bir kez daha göstermiştir Ayrıca, sosyal medya üzerinden başlatılan örgütlenme formu itibarıyla, Türkiye’deki öğrenci eylemleri tarihi için önemli bir geçiş niteliği taşımaktadır.

 

 Kaynakça

Acemoğlu, D. (2021, Ocak 14). T24. Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan rektör atamasını yorumladı: Siyasi atamanın bedeli üniversiteler için çok yüksek olur: https://t24.com.tr/haber/prof-dr-daron-acemoglu-bogazici-universitesi-ne-yapilan-rektor-atamasini-yorumladi-siyasi-atamanin-bedeli-universiteler-icin-cok-yuksek-olur,926594 adresinden alındı

Akçay, Ü. (2017, Kasım 6). AKP ve neoliberal popülizm. Gazete Duvar.

Ataay, F. (2015). Neoliberal Reformlar,. Akdeniz İİBF Dergisi(39), s. 20-39.

Aydemir, A. T. (2013). Ulus aşırı dinamikler, Sosyal medya ve Türkiye’de yükselen öğrenci hareketleri. 16.

Aydoğan, E., Birler, Ö., Bayırbağ, M. K., Şengül, T., & Mücen, B. (2020, Ekim). Yuvarlak Masa: Neoliberal üniversite, piyasalaşan akademi, virütikleşen mücadele. (H. C. İnce, Röportaj Yapan) Textum Dergi. https://textumdergi.net/yuvarlak-masa-neoliberal-universite-piyasalasan-akademi-virutiklesen-mucadele/ adresinden alındı

Coşar, S., & Özdemir, G. Y. (2014). İktidarın şiddeti: AKP’li yıllar, Neoliberalizm ve İslamcı politikalar (1. b.). İstanbul: Metis Yayınları.

Doğanışık, İ. (2021, Şubat 27). Boğaziçi direniş günlüğü: Şubat 2021. Gergedan: https://gergedan.press/bogazici-direnis-gunlugu-subat-2021-9076/ adresinden alındı

Halifeoğlu, M. (2019, Aralık). Hangi Hegemonya Projesi? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Sermaye Birikimiyle İmtihanı. (R. Ö. Dönmez, Dü.) Alternatif Politika(Özel Sayı), s. 120-148.

Kuyurtar, F. (2021, Ocak 5). Artizan. Rektör ataması yasal (!), peki ama hukuki mi?: https://www.art-izan.org/toplum-siyaset/guncel-toplum-siyaset/rektor-atamasi-yasal-peki-ama-hukuki-mi/ adresinden alındı

Öke, Y. Ç. (2018, Mayıs 30). Alternatif bir medya olarak sosyal medyanın yeni toplumsal hareketler üzerindeki etkisi. Dördüncü Kuvvet Uluslararası Hakemli Dergi., 1(1), s. 52 – 61.

Özdemir, E., & Atılgan, G. (2018). Siyasal partiler. E. A. Aytekin, & G. Atılgan içinde, Siyaset bilimi: Kavramlar, ideolojiler, disiplinler içinde (s. 239-251). Yordam Kitap.

Özkan, İ. (2021, Şubat 10). Gazete Duvar. Boğaziçi direnişi ve muhalif Müslüman gençler: https://www.gazeteduvar.com.tr/bogazici-direnisi-ve-muhalif-musluman-gencler-makale-1512845 adresinden alındı

Öztürk, C. (2021, Şubat 6). Gazete Duvar. Yeni Türkiye’nin barbarları: Üniversite öğrencileri: https://www.gazeteduvar.com.tr/yeni-turkiyenin-barbarlari-universite-ogrencileri-haber-1512433 adresinden alındı

Şahin , İ. (2014). 12 Mart’tan 12 Eylül’e 68 kuşağı öğrenci hareketleri. İzmir: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü.

Uçkan, Ö. (2012, Haziran 1). Yeşil Gazete. “Dijital aktivizm” mi, “aktivizm” mi? https://yesilgazete.org: https://yesilgazete.org/dijital-aktivizm-mi-aktivizm-mi-ozgur-uckan/ adresinden alındı

Yeni Ülke. (2021, Ağustos 3). Boğaziçi direnişini tartışıyoruz: https://www.yeniulke.com.tr/2021/bogazici-direnisini-tartisiyoruz-3380/ adresinden alındı

Yeşildere, T. (2020, Haziran 9). Bianet. AKP iktidarında üniversiteler: https://m.bianet.org/bianet/print/225404-akp-iktidarinda-universiteler adresinden alındı

Görüntüleme 322

Bunu paylaş:

  • Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor...

İlgili

Bir Cevap YazınCevabı iptal et

HAKKINDA

Gülten Kahraman
Gülten Kahraman

Gazetecilik, iletişim, sosyoloji , siyaset bilimi ve edebiyat alanlarında çalışmaktadır.

Devamını oku

Takip Edin

Facebook X - Twitter Youtube Instagram

İletişim

iletişim

Son Gönderiler

  • internet dolandırıcıları
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Devletin Göremediği Dolandırıcılar!

  • Devletin Kurumları Çökerken Halk Neye Tutunacak
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Devletin Kurumları Çökerken Halk Neye Tutunacak?

  • Süre yine uzatıldı
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Konu Ehliyet, Sorun Daha Fazlası

  • Eve Kapan ve Ölümü Bekle
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Eve Kapan ve Ölümü Bekle

  • Türkiye'de Pestisit Gerçeği ve Sorumlular
    AnasayfaGüncel Köşe Yazıları

    Türkiye’de Pestisit Gerçeği ve Sorumlular

Çok Okunanlar

  • Boğaziçi direnişi
    AnasayfaMakaleler

    Değişen Türkiye’de Üniversite Öğrenci Eylemleri: Boğaziçi Direnişi

  • tımarhanede cinayet
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Tımarhanede cinayet

  • ekmek arası ekmek yiyen halka hayırlı olsun
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Ekmek arası ekmek yiyen halka, hayırlı olsun!

  • Tolga Şardan
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Şardan’ı tutuklamak gazetecilere gözdağı mı?

  • Mansur Yavaş evde yok
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Yavaş evde yok!

Son Yazılar

  • Devletin Göremediği Dolandırıcılar!
  • Devletin Kurumları Çökerken Halk Neye Tutunacak?
  • Konu Ehliyet, Sorun Daha Fazlası
  • Eve Kapan ve Ölümü Bekle
  • Türkiye’de Pestisit Gerçeği ve Sorumlular

Sayfalar

  • Hakkında
  • İletişim
© 2026 Gülten Kahraman | Powered by Superbs Personal Blog theme
%d