Skip to content

Gülten Kahraman

Sizi rahatsız etmeye geldim – Ali Şeriati

Menu
  • Hakkında
  • İletişim
Menu

deli kara

Posted on 13 Ekim 201029 Ağustos 2025 by admkav1qb

miraca çıkmak gibiydi / ozanca

gelmek sana

 

ırıyordu firavunlar beynimden

düştükçe sana nefesim

halaya duruyordu yollar

her göz kırpışında almozin

 

güneşi de başkaydı sen gibi

sarı kızıl toprağı da

ne hasretmişim!

aşkı kokladım yeniden

bağrında qoser’in

 

yine duaya durmuştu dilim

semaya niyetlenirken

solumu zapta meyletti

titrek ellerim…

yoksa

açık giderdi deli karana

aşmışken arafları son umut

ilk öptüğün yeşillerim

 

kaç kez kopardım kıyametimizi

kaç mil yollar ekledim araya

bilirsin

 

ama

kaç takvimsiz boşalttım şarjörü gözlerine

kaç saatsiz kayboldum adın sıra

ve kaç mevsimsiz sana doğdum yeniden fütursuzca

bilmeyeceksin

 

…ve geldim

büyük yemin

biteceksem

gözlerinde olmalıydı ölümüm!

 

tanrım!

kaç bin asır düşlemiştim gelmeyi

kaç bin tespih eskitmiştim görmeye

kaç bin sure zikretmiştim  sesine

kaç bin umut zehirlemiş

kaç güneşi doğurmuştum

gözlerinde ölmeye

sen gibi

ben de bilmeyeceğim

 

karşımdaydın

 

diriliyordu küllerinden yeniden qoser

şemameydi sokaklarda çekilen

son demindeydi vuslatın xeribi

 

mıhlanan bakışlarındayım

 

mutluydum yar

rağmen zebanilerine

umutluydum

 

kaçıyordun gözlerimden

ruhun iliklerimde erirken

dursun dedik zaman yine için için

haykıran sessizliğimizle

 

ne yer vardı ne de gök

tüm zamanlar grevdeydi

çığlık çığlığa

isyandaydı mem u zin

isyanda siyabend u xece

 

sağırdı kulaklar bize

kördü gözler

yanıyorduk oysa biz

çığlık çığlığa

 

sustun

sustum

 

korkuyorduk

ahkamdaydı firavunlar

susuyorduk

 

sahi susuyor muyduk?

 

ellerin mezopotamya kavruğu

gözlerin faili meçhul botan yangını

titriyordun

tükenirken bile bile

 

sessizlikte tükenirmiş deli karalım

gidiyordum

 

son gidişti biliyordun

dilindeydi son firavun

“gitme kal”

diyemiyordun

 

“vazgeçmek ölüm” demiştik hatırlar mısın?

ölüme yürüyorduk bu kez

biliyordum

 

oysa

miraca çıkmak gibiydi ozanca

gelmek sana

 

zamanıydı

ardımda ıslak bırakıp karalarını

gidiyordum

 

…ve sen

hala çok seviyorduk

biliyordun!

Görüntüleme 209

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HAKKINDA

Gülten Kahraman
Gülten Kahraman

Gazetecilik, iletişim, sosyoloji , siyaset bilimi ve edebiyat alanlarında çalışmaktadır.

Devamını oku

Takip Edin

Facebook X - Twitter Youtube Instagram

İletişim

iletişim

Son Gönderiler

  • Sport

    50 Crowns Casino iOS Offline Spiel

  • tec2me.pt

    Cadeiras Operativas

  • Güncel Köşe Yazıları

    Как создается уверенность к компьютерным сервисам

  • Güncel Köşe Yazıları

    Каким способом цифровые платформы изучают действия клиентов

  • Güncel Köşe Yazıları

    Как электронные продукты делаются намного простыми

Çok Okunanlar

  • Boğaziçi direnişi
    AnasayfaMakaleler

    Değişen Türkiye’de Üniversite Öğrenci Eylemleri: Boğaziçi Direnişi

  • tımarhanede cinayet
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Tımarhanede cinayet

  • ekmek arası ekmek yiyen halka hayırlı olsun
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Ekmek arası ekmek yiyen halka, hayırlı olsun!

  • Tolga Şardan
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Şardan’ı tutuklamak gazetecilere gözdağı mı?

  • Mansur Yavaş evde yok
    AnasayfaEski Köşe Yazıları

    Yavaş evde yok!

Son Yazılar

  • 50 Crowns Casino iOS Offline Spiel
  • Cadeiras Operativas
  • Как создается уверенность к компьютерным сервисам
  • Каким способом цифровые платформы изучают действия клиентов
  • Как электронные продукты делаются намного простыми

Sayfalar

  • Hakkında
  • İletişim
© 2026 Gülten Kahraman | Powered by Superbs Personal Blog theme